5 Ekim 2014 Pazar

JUST DO IT

Eskiden senli hayaller kurardım. Gerçek hayatta yaşamadıklarımı, hayallerimde yaşardım. Hayal dünyamdaki senaryolarla mutlu olurdum.

El ele, göz göze olurduk. İnan öyle mutluyduk ki. Görsen; vazgeçemezdin bu emelden. İmrenilecek bir birliktelikti bizimkisi. Böyle hep bahardı sanki. Rengarenk çiçeklerle çevriliydi etrafımız. Misler gibi bir kokunun ortasındayız. Her yer ışıl ışıl hele de senin gözlerindeki ışık, gözlerimi kör edecek neredeyse. Ağaçlar bize gülümsüyor. Duyuyor musun kuşlar bize şarkı söylüyor. Sevginin yüceliğinden bahsediyor. Sevginin adını, bizle anıyor. Bu atmosferde dans etmemek mümkün değil. Harikayız. En profesyonel dansçılara taş çıkarıyoruz. Bu dansta her şey var… Öylesine güzel ki her şey var. En önemlisi sende var, sensizlikte… Bu dans bitmesin. Çünkü sonunda ayrılık var!

Bu inanılmaz bir ahenk. Ve biliyorum, gözlerimi açarsam her şey yok olacak! İşte bu yüzden; benim bazen gözlerimi, açasım gelmiyor. Şimdi sen anlayamazsın... Ancak ve ancak; benim gözlerim kapalıyken gördüklerimi, görebilirsen anlarsın.

Gel yanıma; ellerimi tut ve kapat gözlerini… Hisset, hissettiklerimi.

Görebiliyor musun? Mutluluk aslında ne kadar da yakın. Huzur ise başucunda bekliyor.

Duyabiliyor musun, sevginin de bir sesi var. Ve hatta sevilmenin de. Ve hatta yalnızlığında. Ben bu seslerin hepsini tanıyorum. Sen ise sadece birine aşikâr… Ama biliyor musun hepsini tanımak güzel. Mesela; ben, beni neyin mutlu edeceğini biliyorum. Sen ise daha bu sorunun cevabını aramakla meşgulsun. Durum şu ki senden öndeyim tatlım :)
İyi olan şu ki; en azından yapman gerekeni biliyorsun. Nike’ın sloganıyla sesleneceğim; JUST DO IT

Sevgiler :)


Hiç yorum yok: